MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/181 E., 2016/141 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanlar ..., ... ve ...'ın internet üzerinde görmüş oldukları iş ilanı ile ilgili ilanda belirtilen telefon numarası ile irtibata geçtikleri, yapılan telefon görüşmesinde sanığın ilanda belirtilen işte çalışmaları karşılığında sigorta bedeli yatırmaları gerektiğini söylemesi üzerine katılanların 07/12/2012 tarihinde sanık tarafından bildirilen sanığa ait İstanbul... PTT Şube Müdürlüğü hesabına 124 TL , 126 TL , 126 TL olmak üzere üç ayrı havale işlemi yaptıkları, gönderilen havalelerin aynı gün 370 TL olarak sanığa ödendiği, sanığın bu şekilde aldatıcı davranışları ile katılanları aldatarak katılanlar zararına kendisi yararına menfaat sağlamış olması nedeniyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın savunmalarında ve 27.04.2018 tarihli dilekçesinde; bu suçları işleyen kişilerin ..., ... ... ve hattın sahibi ... olduğunu beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın beyanlarında geçen ..., ... ... ve ...'ün açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile CMK nın 48.maddesi hatırlatılmak suretiyle beyanlarına başvurulması, sanık hakkında benzer eylemleri sebebiyle açılmış kamu davası bulunup bulunmadığı, devam eden soruşturma, derdest veya bitmiş yargılama dosyalarının sanığın suç kastının belirlenmesi açısından incelenmesi, denetime imkan verecek şekilde onaylı örneklerinin yargılama dosyasına alınması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın katılanlara yönelik eyleminden dolayı ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanığın katılanlara hileli hareketi aynı anda yönelttiği, bu nedenle fiilinin hukuki anlamda tek bir fiilden ibaret olup, mağdur sayısının birden fazla olması nedeniyle tek bir nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulduktan sonra tayin edilecek cezaya 5237 sayılı TCK'nın 43/2 maddesi delaletiyle 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, üç ayrı nitelikli dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilmek suretiyle hükümler kurularak fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.20 15... /140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte gözetilmemesi
Yasaya aykırı, sanık ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2026 tarihinde karar verildi.