MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI:2016/38 E., 2016/269 K.
SUÇLAR:Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER :Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanık ...'ın sorgusu yapılmadan dosyada hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; dosyanın tetkikinde suçu konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, katılan kurumun iş yerini her zaman denetleme imkanının bulunması, sanıkların katılan kurumun denetim yükümlülüğünü ortadan kaldıracak hileli bir harekette bulunmaması göz önüne alındığında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığı bu nedenle sanık ...'ın sorgusunun yapılmamasının sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 31.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.