MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belge gizleme
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 gün, 2009/89-243 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, ceza yargılamasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nin 193/2. maddesinin, dosya kapsamında toplanan kanıtlara göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu somut olayda sanığın sorgusu yapılmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden beraat kararı verilmesi yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen defter ve belge gizleme suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, süreyi kesen son işlem tarihi olan sanık hakkında iddianamenin düzenlendiği 19.10.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 26.05.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy