MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/543 E., 2020/784 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanığın, suç tarihi itibari ile katılan şirkete ait mağazada sorumlu yönetici olarak görev yaptığı, şüphe üzerine 05.10.2015 - 06.10.2015 tarihleri arasında yapılan rutin sayımda 16.414,72 TL değerindeki bilgisayar kasası, ... bilgisayar ile çeşitli elektronik malzemesi olmak üzere toplam 300 kalem eşyanın eksik çıktığının tespit edildiği, bunun üzerine 08.10.2015 tarihinde tutulan tutanak ile sanığın eksik çıkan malzemelerden kendisinin sorumlu olduğunu kabul ettiği, bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, suçunu ikrar ettiğine ilişkin tutanağın olay günü şirket çalışanları olan tanıklar ... ile ... tarafından zorla imzalattırıldığı, bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, işçilik alacaklarını ödememek için katılanın kendisine iftira attığı, eksik çıkan malzemelerin kendisine teslim edilmediği, kabulü kendisinin yapması gerekirken bahse konu malzemelerin merkez depo tarafından kabulünün yapıldığı, katılan şirkette 3,5 yıl görev yaptığı ve bu süre içerinde katılan şirketin başka mağazalarında da görevlendirildiği, bu dönem içerinde geldiğinde bir kısım malzemelerin eksik olduğunu gördüğü yönünde savunmada bulunmuş olması, bozma öncesi şirketin muhasebe sorumlusu olan tanık ...'ın 25.03.2016 tarihli duruşmada alınan beyanında "..şubeye giden malzemelerin kim tarafından kabul edildiği sistemin veri tabanında kayıtlıdır, işletmemizde personelin diğer şubelerde görevlendirilmesi söz konusu olabilmektedir.." şeklinde anlatımda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece sanık savunması ile tanık anlatımlarının doğruluğunun araştırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla,
a.05.10.2015 - 06.10.2015 tarihinde yapılan sayımda eksik çıktığı bildirilen malların katılan firmada bulunan tüm sevk belgeleri ile buna ilişkin stoğa alınma belgeleri temin edilerek, malların kim tarafından teslim alındığı, sanığa teslim edilip edilmediği, sistem veri tabanında buna ilişkin bir belge bulunup bulunmadığının araştırılması,
b.Teslim edildiği iddia edilen ve eksik olan malların tesliminden sonra sanığın farklı bir şubede görevlendirme yapılıp yapılmadığının katılan şirketten sorulması, buna ilişkin sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, şayet görevlendirme yapılmış ise sanık yerine bakan kişilerin kimlik bilgileri tespit edilip tanık olarak ayrıntılı beyanlarının alınması,
c.Sanık tarafından katılan şirket aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı açılan hukuk dava dosyasının getirtilmesi, esasa etkili belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
a.5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, sanığın, katılan şirkete ait yaklaşık 300 kalem eşyayı uhdesinde tuttuğu şeklinde gerçekleşen eyleminde, malzemeleri farklı tarihlerde uhdesine geçirdiğine dair kesin delil bulunmayıp, suçun aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, zarar miktarının TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
b.Suç tarihinin, en aleyhe kabul ile tutanak düzenleme tarihi olan "05.10.2015" olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında "2015" olarak eksik yazılmış olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.