MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin tebligatın dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, milletvekili ...'ın akrabası olduğunu ve işe yerleştireceğini söyleyerek katılandan menfaat temin ettiği iddia edilen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.