B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/615 E., 2021/618 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanığın, katılan şirkette 01.09.2007-31.03.2011 tarihleri arasında muhasebe ve şirket yönetiminde çeşitli departmanlarda çalıştığı, sanığın işten ayrıldıktan sonra şirket hesaplarında yapılan denetimde, sanığın katılan şirket tarafından çalışanlarına tahsis edilen, işten çıkan personel tarafından sanığa verilen ve kendi adına olan filo kartlardan, kendi menfaatine değişik tarihlerde gıda ve diğer alışverişler yapmak suretiyle şirkete ait para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği, bu surette sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda suçlamaları inkar etmiş olması, ticaret sicil kayıtlarına göre usulsüz harcama yapıldığı iddia edilen yıla ait şirket yönetim kurulu ve denetçinin 2011 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edildiklerinin tespit edilmiş olması, sanığın en son yaptığı görevin mahiyeti göz önüne alındığında iddia edilen harcama miktarı kendisine verilen filo kartlardaki harcama limitleri ve sanık ile katılan şirket arasında şirket alacağından kaynaklı Bakırköy 14. İş Mahkemesi'nin 2011/292 Esas sayılı dava dosyası bulunması nedeniyle, husumet bulunan katılan şirket yetkilisinin soyut beyanları dışında sanığın müsnet suçtan dolayı cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
2.Kabule göre de; yapılan harcama tarihleri gözetildiğinde "28.03.2011" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "01.11.2010" olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
12.02.2026 tarihinde karar verildi.