MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/399 E, 2018/1206 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2017 tarihli ve 2016/147 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar ... ve ...'un, resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ... ve ...'un, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 35/2, 52/2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 T.L. adli para cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/399 Esas, 2018/1206 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanıklar ... ve ...'un, resmi belgede sahtecilik suçundan ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan şirket vekili, sanıkların birlikte ve iştirak iradesi içerisinde hareketle şirketi temsil yetkisi sona erdikten sonra geriye dönük senet düzenleyerek ve bu senedi icra takibine koymak suretiyle atılı suçları işlediklerinin sabit olduğunu, mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre, sanık ...'in hükümden sonra 15.12.2018 tarihinde öldüğü, sanık ...'a yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/2-d. maddeleri gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün verildiği 18.04.2017 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, kamu davalarının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ...'in ...Müşavirlik Ticaret Limited Şirketinden ayrıldığı 06.02.2014 tarihinden sonra şirkette herhangi bir ilişkisi kalmamasına karşın 30.12.2013 tanzim, 20.01.2014 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli suça konu bononun sanık ... alacaklı, ... ve şirketi borçlu olacak şekilde geçmiş tarihli olarak düzenleyip, sanık ... tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün 2014/3552 sayılı dosyası üzerinden 18.02.2014 tarihinde icra takibine konulduğu, böylelikle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu birlikte işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Katılan şirket temsilcisi ...'ın, ''suça konu senedin herhangi bir ticari ilişkiye dayanmadığını, şirketin böyle bir borcunun olmadığını, gerçek hukuki ilişkiye dayanmayan senet düzenleyip icraya koydukları için sanıklardan şikayetçi olduğunu...'' beyan ettiği ve bu beyanının tanıklar ... ve ...'nun aşamalardaki istikrarlı beyanları ve tanık ...'ın ise soruşturma aşamasındaki savcılık ifadesi ile doğrulandığı, her ne kadar sanık ...'in alınan savunmasında, ''suça konu senedi şirkette müdür olarak çalıştığı dönem içerisinde yetkisi dahilinde ve şirketin diğer ortaklarının bilgisi dahilinde tanzim ederek ...'a verdiği'', sanık ...'un ise, ''... Şirketinde şantiye şefi olarak çalıştığı dönemde, o tarihte şirketin müdürü ve yetkilisi olan ...'ten olan alacağı ile suça konu senedin düzenlendiğini, şirket çalışanlarının kendisine verilen senetten bilgileri olduğunu'' savunmuş iseler de, suça konu senede dayanak olan ticari ilişkiyi şirket defter ve kayıtlarıyla belgelendiremedikleri gibi, şirket çalışanları olan tanıkların da sanıkların savunmalarını doğrulamadığı, böylelikle sanıklar ... ve ...'un irade ve işbirliği halinde sanık ...'in ...Müşavirlik Ticaret Limited Şirketinden ayrıldığı tarihten sonra geçmiş tarihli suça konu senedi tanzim etmek suretiyle icra takibine konu ederek kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklerinin sabit olduğu, sanık ...'in hükümden sonra 15.12.2018 tarihinde öldüğü, ancak ... ile iştirak iradesi içinde hareket eden sanık ...'un 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 35/2. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, aynı olayla ilgili hakkında yalan tanıklık suçundan verilen cezası kesinleşen tanık ...'ın huzurda alınan ifadesine itibar edilerek delillerin takdirinde yanılgılı değerlendirme neticesinde sanık ... hakkında beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan şirket vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği ölüm ve zamanaşımı nedenleriyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan şirket vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.