MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/532 Esas, 2018/2401 Karar
SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/115 Esas, 2017/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-L-son, 52/2, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/532 Esas, 2018/2401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesinin kurduğu mahkumiyet hükmünde usul ve yasaya aykırılık görülmeyerek,5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin Türkçe bilmediği ve konuşamadığını, bu nedenle telefonda kendisini polis olarak tanıtarak katılanı dolandırmasının mümkün olmadığını, tehdit edilerek katılanın yanına gönderildiği için kamera görüntüsünde yer aldığını, atılı suçu işlemediğini beyanla mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Katılan ... Aslan'ın ilk derece mahkemesindeki 18.04.2017 tarihli beyanında kısmen de olsa zararının giderildiğinin yazıldığı ancak, katılanın 21.04.2017 tarihli dilekçesinde bu beyanının duruşma tutanağına sehven yazıldığını, sanık tarafından zararının hiçbir şekilde giderilmediğini bildirdiği ve bu dilekçesinin de 18.05.2017 tarihli ikinci celsede okunup dosya arasına konulduğunun anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK'nun 168/4. maddesinin uygulamasına ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığına ilişkin Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplu ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tutulduğu, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2026 tarihinde karar verildi.