BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/338 E., 2021/90 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma sonrası, sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın bozma öncesi 06.11.2022 ve sanık müdaafiinin bozma sonrası 14.01.2021 tarihli celselerde katılanın zararını karşılamak için süre talep ettiği ancak aşamalarda katılanın zararını gidermediği ve giderdiğine ilişkin herhangi bir belgeyi de dosyaya sunmadığı böylece katılanın uğradığı zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verildiği,
Ayrıca sanık hakkında ilk bozma kararı sonrasında Silivri Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2019/104 E. ve 2019/597 K. Sayılı kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve bu kez de Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020/44 16... /7953 K. ile sanık lehine uzlaştırma uygulanması gereğince bozulduğu bu nedenle Silivri Asliye Ceza Mahkemesi 2019/104 E. ve 2019/597 K. sayılı bu kararının sanık hakkında kazanılmış hak teşkil ettiği gözetildiğinde;
tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.