MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2397 E., 2019/4 K.
SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Düşme, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, ret, onama
Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurusu olmadığından, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden sınırlı olarak yapılan incelemede; sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin nitelikte bulunduğu, sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ile ... haklarında ise resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2011/204 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar...ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun 223/2.b maddeleri gereğince beraatlerine,
2. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca, 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158/1.e-h-son, 43/1, 52... maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.137.620,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;
1. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine,
2. Sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirlenerek aynı Kanun'un 204/1, 66/1-e, 67/4. ve 5237 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca olağanüstü zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmelerine,
3. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 3 03... /1.a maddeleri uyarınca hükümlerdeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin duruşmalı temyiz istemi; müvekkilinin suça konu belgenin düzenlenmesinde herhangi bir yetkisinin bulunmadığına, kesin hesap işlemi yapılırken fazla ödeme varsa mahsup edileceğinden dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, zarar miktarının hatalı hesaplandığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, adli para cezasının hatalı hesaplanarak fazla ceza tayin edildiğine, eksik inceleme sonucu bilimsel nitelikte olmayan bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı temyiz istemi; müvekkilinin üzerine atılı suçun katalog suçlardan olmaması nedeniyle iletişimin dinlenmesine yönelik kayıtların hükme esas alınamayacağına, imza incelemesinin doğru belge üzerinde yapılmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kesin hesap işlemi yapılırken fazla ödeme varsa mahsup edileceğinden dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin ihale işlemlerinin herhangi bir aşamasında bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmesine rağmen yalnızca adli para cezasının düzeltildiğine, tüm bu sebeplerle nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıklar ... ve...in üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi ve sanıklar ... ile ... haklarında ilk derece mahkemesince uygulanan zincirleme suç hükümlerinin çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286/2.g bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekillinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden istinaf inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, düşme kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ... ve ... haklarında ise resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ve katılan vekilinin temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanıklar ... ve ... müdafileri ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.