MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2710 E. 2018/3149 K.
SUÇ : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Temyizin Kapsamına Göre;
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2014/581 Esas, 2017/244 Karar sayılı kararı ile sanığın bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Anılan karara yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı kaldırılarak sanığın bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62, 52... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,0 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanığa atılı suçtan doğrudan zarar görenin ve bu nedenle katılan sıfatının ...Mak. Müh. Hiz. End. Tes. Ür. İnş. San. ve Tic. A.Ş.ne ait olduğu cihetle gerekçeli karar başlığında anılan şirket yerine temsilcisinin katılan olarak gösterilmesi ile suç tarihinin 10.05.2008 olarak gösterilmesi yerine 20.07.2008 şeklinde gösterilmesi hususlarının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2026 tarihinde karar verildi.