MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/738 E., 2019/1294 K.
SUÇ :Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2017 tarihli ve 2016/133 esas, 2017/522 karar sayılı kararı ile sanık hakkında ana dava dosyası ve birleşen dava dosyası kapsamında katılanlar ... ve ...'e yönelik tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine,karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/738 Esas, 2019/1294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Katılan ... vekili ile ...'in istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-h, 43/1, 52/2 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye, sanık hakkında katılan ...'e yönelik tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-h, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, atılı suçu işlediğine ilişkin somut ve yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın kastı bulunmadığına ve taraflara arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğuna mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı CMK'nin 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 üncü maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında katılan ...'e yönelik kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1 inci maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1 inci maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak ve alt sınırdan tayin edilerek belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 inci maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 inci maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.