MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2108 E., 2019/2252 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2017/294 Esas ve 2018/203 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 17/10/2019 tarihli ve 2018/2108 Esas, 2019/2252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılarak CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yerine sanığın TCK 158/1-h, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak mahrumiyetine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Atılı suçun unsurları oluşmadığı sebebiyle sanık hakkkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst hadden mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılan vekilli tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
12.02.2026 tarihinde karar verildi.