MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3546 E., 2019/2005 K.
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2018 tarihli ve 2017/490 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ... ve mağdur ...'a yönelik dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 02.10.2019 tarihli ve 2018/3546 Esas, 2019/2005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının katılan ...'e yönelik eylemden kurulan hüküm yönüyle kaldırılması ile sanık hakkında dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-a, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, atılı suçu işlediğine ilişkin somut ve yeterli delil bulunmadığına,suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Katılan ...'ün aşamalarda sanığın 70.000 TL senet verdiğine ve bu senede hasren 50.000 TL zararını karşıladığına ilişkin beyanlarına nazaran, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 168/4. hükmü uyarınca kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın rıza gösterip göstermediği belirlendikten sonra sanık hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-a, 43/1, 62 maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ve 1250 gün adli para cezası, aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilirken ve netice ceza belirlenirken "3 yıl 7 ay 22 hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası" olarak çevrilerek netice ceza belirlenmesi gerekirken yerine, hapis cezası yönüyle maddi hata yapılarak ''3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 25.000 gün adli para cezası" olarak netice ceza belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.