MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3705 E., 2019/2799 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Düşme, Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2016/240 Esas, 2017/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/3705 Esas, 2019/2799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d-e-son, 43, 62, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 16... gün hapis ve 1.000.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, resmi belgede sahtecilik suçunun zamanaşımına uğramadığı, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, sanık müdafisinin temyiz istemi, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun oluşmadığına sanık lehine bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Gerekçeli kararda 12.05.1997 olarak yanlış belirlenen suç tarihinin, en aleyhe kabulle 21.01.2016 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı halde düşme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 16.02.2017 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda
Gerekçeli karar başlığında 21.01.2016 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, sanığın son maaş aldığı tarih olan 15.01.2016 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
1-Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekili ve sanık müdafisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.