MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/615 E., 2020/1090 K.
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2017/380 Esas, 2018/1089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 43/1, 62, 52, 53... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen hapis cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/615 Esas, 2020/1090 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde;
Sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43/1, 62, 52, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 40.000,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteği; müvekkilinin isnat edilen suçu işlemediği, bilirkişi raporunda da mevcut şirket kayıtları yanında müvekkiline nakit ödeme yapan şirket kayıtlarının da incelenmesi gerektiği, ...Pazarlama Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin satış işlemleri için kullandığı ... Bilgisayar Sistemleri A.Ş. Firmasına ait "..." mobil uygulama yazılımının doğru bilgiler içermediği, müvekkiline zorla tutanak imzalatıldığı, müvekkili hakkında verilen kararın usule aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.02.2026 tarihinde karar verildi.