MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/232 E., 2020/1105 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/176 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Özel belgede sahtecilik suçundan; aynı Kanun'un 207/1, 62/1, ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2018/232 Esas, 2020/1105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilip duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile 5271 sayılı Kanunun 280/2 gereğince sanık hakkında her iki suçtan da beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyizi; sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamına göre, suç tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Temyiz Yönünden
Ölen katılan ...'ın ... ili, ...ilçesi, ...mevkiinde 4 pafta 7039 parselde tapuya kayıtlı 62.600 metre kare taşınmazın 1966 dan itibaren zilyedi olduğu, ölen katılan ...'in İstanbul'da yaşadığı, zaman zaman bu taşınmazı ekip biçtiği ve kullandığı,
Bekir'in 1992 yılında ekip biçtiği bu arazinin başkaları taraf işgal edilmemesi ve ilgilenilmesi için sanık ... ile 18.02.1992 tarihinde bir protokol düzenlediği, bu protokole göre bahse konu yerin zilyet ...'a ait olduğu ve bu gayrimenkul üzerinde ... ve ...'ın hayvancılık ve çiftçilik yaparak taşınmazı 3. kişilerin işgaline karşı muhafaza etmelerinin de öngörüldüğü,
Sanığın sözü edilen taşınmaz ile ilgili 23.03.2022 tarihinde zilyetlik satış sözleşmesi düzenlediği ve zilyetliği bu sözleşmeye göre bedeli mukabilinde satın almış gibi gösterdiği, belgede alıcının kendisi, satıcının ölen ... olduğu ve iki şahidin bulunduğu, 50. yıl mahalle muhtarı tarafından da belgenin imzalandığı, sanığın aynı tarihli 15 yıldan beri gayrimenkulün bulunduğu yerde ikamet ettiği, ... nolu parseli kullandığı ve zilyet olduğuna dair yine kendi imzasını taşıyan ve mahalle muhtarı imzasını taşıyan ikinci belge de düzenlendiği,
Her iki belge aynı tarihte düzenlenmesine rağmen muhtar imzalarının birbiriyle hiç benzeşmediği, tanıklar adına atılan imzaların bu kişilerin eli ürünü olmadığı, bu durumun beyanlarıyla sabit olduğu, ayrıca 18.05.2015 tarihli ... Kriminal Polis Laboratuvarı raporuyla zilyetik satış sözleşmesindeki alıcı gözüken sanığa ait imzanın da sanığın eli ürünü olduğu, hatta sanığın sonradan inkar etmekle birlikte Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/490 Esas sayılı dosyasında 17.01.2013 tarihli duruşmada da zilyetlik satış sözleşmesini kendisinin tanzim ettiğini ve sözleşmedeki bilgisayar çıktısı yazıları bir yerde yazdırdığını ancak...ve tanıklarla birlikte imzalamadıklarını, imzaların onlara ait olmadığını, belgeyi düzenleyip muhtara imzalattığını belirttiği ancak bu belgenin aslının ele geçirilemediği, belgenin fotokopi olduğu, sanığın bu belgeyi kadastro çalışmaları sırasında 05.10.2009 yılında kadastro teknisyen ve memurlarına ibraz ederek kendisini 7039 parselin şagili olarak kaydedilmesini sağladığı, sanığın bu eylemi ile daha sonradan üç parsele bölünerek bir kısmı hazine adına tescil edilen ve hazineye ait olan ... nolu parseli kendi adına tescil ettirmeye kalkıştığı, nitekim hem kadastro tutanağına şagil olarak yazdırdığı gibi tapuya şagil olarak şerhte düşürdüğü, kadastro komisyonu üyesi tanıkların da şagil olmadan dosya içerisinde yer alan tutanağı düzenlemeyeceklerini beyan etmeleri dikkate alındığında;
Hem tapuda şagil olarak kendini kaydettirmesi, hem kadastro tutanağına bu kaydı işlettirmesi ve bu hususta oluşturduğu sahte satış sözleşmesi ile hazineye ait taşınmazı da tescile kalkışması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-d ve (e) maddelerine temas eden suça teşebbüs aşamasında kaldığı ve Hazineninde davaya dahil edilmesi gerektiği göz ardı edilerek atılı suçtan hatalı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Temyiz Yönünden
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.02.2026 tarihinde karar verildi.