MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1777 E., 2020/1403 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih, 2018/...... Karar sayılı kararı ile, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin, 17/09/2020 tarih, 2019/1777 Esas ve 2020/1403, Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde;
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 43/2, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin somut delillerin mevcut olmadığına, usul ve yasaya aykırı şekilde yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru bir biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre, ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2026 tarihinde karar verildi.