MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1376 E., 2019/1708 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar Rıdvan Güneş müdafii ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/7 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararı ile kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-L, son, 158/3, 52, 63... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında da mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz hüküm kurulduğuna,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçun işlemediğine, soyut iddia dışında yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine,
D. Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen hangisinin tekerrüre esasa teşkil ettiği belirtilmemiş ise de ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması hususunun, ilamda yer alan dolandırıcılık suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 30.12.2019 tarihli ve 2019/1376 Esas, 2019/1708 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17, Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.