MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/4 E. 2020/437 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın aracının bozulması üzerine tamir ettirmek amacıyla sanığa ait iş yerine götürdüğü, sanığın söylediği tamir ücretini o esnada ödemeyeceğini belirterek süre istediği, sanığın da aracın iş yerinde kalmasına rıza gösterdiği, katılanın yaklaşık 2 yıl sonra aracını teslim almak için gittiğinde aracını sanığa ait iş yerinde bulamadığı, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; sanığın, katılanın aracını tamir etmek üzere teslim aldığını, katılanın ücret konusunda kendisinden süre istediğini, ancak aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen aracı tamir ettirmediği gibi, teslim almaya da gelmediğini, işyerinin önünde belediye tarafından asfalt çalışmaları yapıldığı sırada yetkilerin iş yeri önündeki araçların kaldırılmasını istemeleri üzerine, aracı belediye tarafından kendilerine gösterilen köpek barınağının yanındaki park olarak kullanılan yere bıraktığını, katılana da bu durumu hem arayarak hem sms ile haber verdiği yönündeki savunması, bu savunmasını destekler nitelikteki gazete küpürleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde katılanın aracını tamir edilmesi için sanığa ait iş yerine bıraktığı sabit ise de katılanın tamir ücreti konusunda sanıktan süre istemesine rağmen yaklaşık 2 sene boyunca aracını tamir ettirmediği gibi teslim de almaması karşısında artık aracın sanıkta hizmet hizmet ilişkisi gereği "tamir edilmek üzere" kaldığından bahsedilemeyeceği, aksi bir durumun oto tamircisi olan sanığın yaptığı iş gereği 1,5-2 yıl kadar müşteri araçlarını muhafaza etmesi yükümlülüğü olduğunun kabulünü gerektireceği, bu durumun da hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla sanığın eyleminin suç işleme kastı ile hareket ettiğinin kabulü halinde 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen " güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, uzlaşmada duran süre de eklendiği halde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ve sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
05.03.2026 tarihinde karar verildi.