MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sanıklar ... ve ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik olduğu, sanık ... ve müdafinin temyiz isteminin ise mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek, bu hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, sanık ... hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak etmek suçundan, sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, sanık ... hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarına iştirak suçundan açılan kamu davalarında; sanık ... savunmasında, Doğmet Tekstil Gıda..Ltd. Şti.’ni ...'la birlikte kurduğunu ve şirketin %50 hissesinin kendisine, %50 hissenin ise ...‘a ait olduğunu, daha sonra ...‘ın getirdiği şahsa noterde devrettiğini, belirli bir alacağı olduğunu bu parayı alamayınca ...‘ın kendisine “sen şirketin başında dur %1 hisseyi geri al“ demesi üzerine %1 hisseyi geri aldığını ancak fiilen şirketin başında bulunamadığını, hiçbir ticari faaliyetlerinin olmadığını, fatura düzenlemediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmesi, sanık ...‘ın savunmasında, anılan şirkette %1 hissesinin olduğunu bu hisseyi de 04.08.2010 tarihinde ...‘nın kardeşi ...‘ya devrettiğini belirterek suçlmayı kabul etmediği, sanık ...‘nın ise kollukta alınan beyanında, İzmir'de karton satarak geçimini sağladığını, arkadaşı ... aracılığıyla tanıştığı sanık ...‘ın kendisine firmasında müdürlük teklif ettiğini kabul etmesi üzerine notere götürüp imza attırdığını, ancak şirkete hiç gitmediğini, ...‘ın zaman zaman kendisinin yanına gelip çek imzalattığını, çek dışında başka hiçbir yere imza atmadığını, şirketle ilgisinin olmadığını, sahte fatura düzenlemediğini söylemesi ve kovuşturma evresinde istinabe yoluyla alınan 02.11.2012 tarihli sorgusunda, kolluktaki beyanı ile benzer savunmada bulunmasına rağmen 10.12.2013 tarihli sorgusunda ise hisselerini ...‘dan devraldığını, şirket müdürü olduğunu, ortağı ...‘in hastalanması ve hastaneye yatması nedeniyle tek başına bir şey yapamadığını, şirketi işletemediğini, Karabük'e gittiğini, sahte fatura düzenlemediğini savunması, sanık ...‘ın savunmasında ise, ...‘le birlikte şirketi kurduklarını, şirketin ortakları olarak kendisinin, ...‘in, bir de ismini bilmediği bir şahsın olduğunu, kağıt üstünde şirketin 4-5 ay müdürü olduğunu, ancak şirketin hiçbir işiyle ilgilenmediğini, kendisini Vakıfbank‘a çağırdıklarını ancak yanında çalışan patronunun kendisine “bu insanlar sahtekarlık peşinde“ diye uyarınca bankaya gitmediğini, ardından ...‘e “ya hisseyi kendine al ya da başkasına devredeceğim“ diye söylediğini, daha sonra ...’in getirdiği ... ve ismini bilmediği şahsa hissesini devrettiğini, hiç bir fatura düzenlemediğini ve matbaadan fatura almadığını söylemesi, sanık ...’nün ise, muhasebeci olduğunu, mükellef tarafından evrakların doldurulmuş vaziyette getirildiğini kendisinin sadece beyanname verip deftere işlediğini, Doğmet isimli şirketi hatırladığını ancak sanıkları hiç tanımadığını, şirketin yetkilisinin hatırladığı kadarıyla Şükrü isimli şahıs olduğunu, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini savunması, her ne kadar dosya üzerinden aldırılan bilirkişi raporunda 2009 takvim yılı yönünden faturanın varlığının ortaya konmadığı belirtilmiş ise de, vergi raporuna ve ekinde bulunan ba-bs analizine göre mükellef şirketin 2009 yılı Ekim ayında toplam FMA Ltd. Şti.’ye 6 belge ile 39.850 TL, 2009 Kasım ayında İstakoz Ltd. Şti. ile Mavirenk İç Dış Tic. Ltd. Şti.’ye toplam 26 belge karşılığında 146.440 TL mal veya hizmet sattığının anlaşılması ve sanık ... hakkında düzenlenen vergi suçu raporunda sanığın sahte fatura düzenleme suçuna ne şekilde iştirak ettiğinin belirtilmemesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-Sanıklar tarafından düzenlendiği iddia olunan kanaat oluşturacak sayıdaki fatura asıllarının, kullanan şirketlerden ve vergi dairesinden de sorulmak suretiyle temin edilip dosya içerisine konulması, faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2-Sanıklar faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söyledikleri takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3-Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediği ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açıldığının tespiti halinde, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d) Ayrıca 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca muhasebecilik mesleği gereği olarak verilen hizmet kapsamında sanık ...'nün mükellef şirketin beyannamelerini vermek dışında ne şekilde sahte belge düzenlemek suçuna iştirak ettiği VUK'nin 360. maddesi uyarınca suçtan maddi menfaat elde edip etmediği araştırılıp karar yerinde açıklanıp tartışılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile sanıklar hakkında hükümler kurulması,
4-Kabule göre de;
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık ... ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 23.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.