MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 2009 takvim yılında tefecilik yaptığı iddiasıyla Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemenin 2014/169 esas, 2015/345 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Yargıtay 9. CD tarafından onanarak kesinleştiği, Şanlıurfa Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 12/11/2014 tarih ve 2014-A-2498/75 sayılı vergi tekniği raporunda; POS tefecilik işlemleri ile ilgili olarak belirli tutarın üzerinde işlem gerçekleştirenlerden örnekleme yoluyla seçilen şahısların beyanlarında; nakit sıkıntısı yaşadıklarında sanıktan belli bir komisyon karşılığı para aldıklarını söylemeleri, sanık tarafından düzenlenen suça konu faturaların nihai tüketici durumunda olan şahıslar adına düzenlendiği, Ba-Bs bildiriminde bulunulmadığı, başka mükelleflerin de sanığa mal sattıkları ya da sanıktan mal aldıkları yönünde bildirimde bulunmadıkları, sanığın yüksek tutarlı satışlara ilişkin maliyetlerinin tamamını gider pusulalarıyla belgelendirdiği, Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20/01/2009 tarih ve 2009/92 değişik iş sayılı kararı ile sanığa ait işyerinde yapılan aramada, faaliyet konusu kuyumculuk olan sanığın işyerinde hiç altına rastlanmadığının belirlendiği, sanığın 2009 yılı kredi kartı ile yaptığı satış toplamının 5.374.121 TL, satışların maliyetinin ise 5.371.812 TL olduğunun belirtilmesi karşısında, eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Osmaniye 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturacağı ve TCK’nin 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.