MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/15 E., 2021/643 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-) Bozma sonrası, sanığın üzerine atılı, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık eylemi yönünden uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak söz konusu uzlaştırma girişimlerinin usulüne uygun olmadığı belirlenmiştir. Şöyle ki; "02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 maddesi ile 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'ne göre, soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine, ölüm halinde ise yönetmeliğin 7/7. maddesi delaletiyle CMK'nın 243. maddesi gereğince mirasçılarına yapılır." hükümlerine yer verildiği;
Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, mağdurun yargılama sırasında 21.12.2017 tarihinde öldüğü, bozma kararı sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma bürosunun 25.02.2021 tarihli yazısı ile, yapılan tetkiklerde mağdurun ölüm kaydına rastlanılması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılamayacağı gerekçesiyle dosyanın işlemsiz olarak iade edildiğinin anlaşılması karşısında, uzlaştırma teklif formunun ölen mağdurun mirasçılarına gönderilip uzlaşma görüşmelerine mirasçıları ile devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK'nın 253. maddesine aykırı olarak mağdurun öldüğünden bahisle uzlaştırma işlemlerine son verilmesi,
mağdurun 14.04.2015 tarihli beyanı ile sanıktan şikayetçi olmadığını davaya katılmak istemediğini, 28.01.2016 tarihli beyanında ise sanığın ekonomik durumunun iyi olmadığını ve zor durumda olduğunu öğrendiği için herhangi bir şekilde zararının karşılanmasını istemediğini beyan etmesi karşısında; sözkonusu durum nedeniyle taraflar arasında edimsiz uzlaşma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve tartışılması gerektiği düşünülmeden hüküm tesisi,
2-) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilama konu suçun 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre TCK'nın 58. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Gerekçeli karar başlığında "dolandırıcılık" şeklinde yazılması gereken suç adının "hırsızlık" olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2025 tarihinde karar verildi.