MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/252E., 2014/406 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, yalan tanıklık, suç uydurma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ve karar tarihinde aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II.Sanıklar ... yönünden yalan tanıklık, ... hakkında suç uydurma, yalan tanıklık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ... hakkında suç uydurma suçlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ...'a yüklenen yalan tanıklık, sanık ...'a yüklenen suç uydurma, yalan tanıklık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ...'a yüklenen suç uydurma suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı, ... ve ... için 03.10.2012, ... için 28.11.2012 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ...'ın oto alım satım işi yaptığı, katılan ... ile 34... plaka nolu çekiçi (kamyon) satışı konusunda 02.12.2006 tarihinde kamyonu sattığı, satış bedeline ilişkin 2.000,00 TL nakit, kalan kısmına yönelik 9.000,00 TL'lik senet verildiği, satışa konu 34... plakalı aracın tonajı ile ilgili problemlerinin giderilip trafik kaydına göre düzeltilmesi için sanık ...'ın katılan ...'u...paşa ilçesinde bulunan “...” isimli tanıdığına yönlendirdiği, kendi adına basılmış kartvizitin arkasına bu ismi şerh düşerek katılana verdiği, sanık ...'ın katılan ...'dan bakiye alacağını tahsil edemeyince uzun yıllardan beri tanıdığı ve yer yer de bazı işlerini yaptırdığı sanık ...'a, 34... Plakalı aracın elinde bulundurduğu sırada hırsızlandığı şeklinde 15.12.2007 tarihinde ...polis merkezine müracat yapmasını sağladığı, bu müracat sonrasında katılan ...'un haricen satın alıp, daha sonra haricen ...'a aracı satmış olduğu ...'dan yakalanıp zaptedilerek sanık ...'a verildiği, sanık ... ile ...'ın daha önce harici satış sözleşmesine konu edilen aracı geri almak amacıyla sanık ... tarafından aracın hırsızlandığına ilişkin suç duyurusunda bulunduğu, bunun üzerine aracı sanık ...'dan satın alan katılan ... hakkında hırsızlık suçundan dolayı Üsküdar (Kapatılan) 2.Asliye Ceza Mh. 21.12.2011 tarihli, 2008/504 E., 2011/867 K. Sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 2.Ceza Dairesince 01.10.2020 tarihli, 2020/12026 E., 2020/9823 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıllık dava zamanaşımının suçun işlendiği tarih itibariyle gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verildiği, sanıklar ... ile ...'ın iletişim halinde oldukları, böylece iştirak halinde hareket eden sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, hilenin nitelikli bir yalan olduğu, fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketlerin olması gerektiği, kullanılan hileli davranışlarla mağdurun yanılgıya düşürülmesi gerektiği ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerektiği, bu durumda hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınması gerektiği, somut olayda sanık ...... ile 34... plakalı aracın öncesinde katılan ...'a satışa konu edildiğini bilen sanık ... tarafından aracın hırsızlandığına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu ve bunun üzerine harici satış sözleşmesi ile devre konu edilen aracın emniyet görevlileri tarafından yakalanarak sanık ...' a iade edildiği, bu durumda sanık ...'ın sanık ...'ın eylemine iştirak ederek menfaat temin edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'ın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile beraatine hükmolunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.