B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/268 E., 2021/638 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'nun temyiz talebinin bulunmadığı, katılan ... vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenmekle, sanık ...'nun ...'a yönelik eyleminden dolayı verilen mahkumiyet hükmünün vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapılan incelemesinde;
Dolandırıcılık suçlarında failin icra hareketlerinin, hileli hareketler sonucunda malı teslim almakla sona ereceği ve suçun bu anda tamamlanacağından cihetle, somut olayda, temyiz dışı sanık ...'nun sahte nüfus cüzdanıyla katılan ... ve şikayetçi ...'den araç kiralayarak araçları teslim aldığı bu şekilde katılan ve şikayetçiye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek, suçun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 35 inci maddesi gereğince teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle ve sanığın ... ve ...'ye yönelik eylemleri dolayısıyla hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca bozma öncesi hükmün miktarına çekilirken 2 yıl hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 üncü maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Bozma öncesi kurulan hükümde sanık hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemler nedeniyle 1 yıl 4 ay hapis ve 8.000 tl adli para cezası; ... ve ...'ye yönelik eylemler nedeniyle 2 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu hükümlerin yalnız sanık tarafından temyiz edilmekle sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, inceleme konusu hükümde 4 kez 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlâl edilmesi,
2-Sanıklar hakkında kazanılmış hak nedeniyle ceza belirlenirken 5271 sayılı Kanun'un 232 maddesinin altıncı fıkrasına aykırı şekilde, uygulanan kanun maddesi olarak 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gösterilmemesi,
3-Sanıkların mahkumiyetine karar verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine CMK'nin 325/1. ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B-4 ve B-5 paragraflarının tamamen çıkartılarak yerine "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, sanığın cezasının neticeten 2 kez 1 yıl 4 ay hapis ve 8.000 TL adli para cezası; 2 kez 1 yıl 4 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi; B-9 bendinden sonra gelmek üzere "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 8.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıklardan ayrı ayrı alınarak katılana verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.