B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2021/266 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanığın katılana ait...Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de pazarlamacı şoför olarak çalıştığı, katılanın toptan olarak perakendecilere sigara satışı yaptığı, sanığın iş yerine ait depodan teslim aldığı sigaraların dağıtımını yaparak bedelini depo yetkilisine teslim etmediği, muhtelif tarihlerde 39.779,52 TL değerindeki sigaraları satarak bedelini uhdesinde tuttuğu, olay günü satımı yapılmayan ve depoda ya da araçlarda olması gereken sigaralarda eksikliğin fark edilmesi üzerine araçların tekrar sayıldığı, sanığın kullandığı araçta ters çevrilmiş vaziyette boş koliler olduğunun görüldüğü, ayrıca şüphe çekecek şekilde depodan sanığın aracına fazla yükleme yapıldığının tespit edildiği iddia olunan ve bunun üzerine sanığın da imzasını taşıyan 22.05.2015 tarihli tutanağın tanzim edildiği, ayrıca sanık ile babası tanık ...’a ayrı ayrı olmak üzere 39 bin TL civarında bonoların imzalatıldığı anlaşılan olayda, sanığın her aşamada atılı suçu kabul etmediğini beyan etmesi, hükme esas alınan tanık beyanlarının, katılana ait şirkette çalışan kişilerden sadır olması, 22.05.2015 tarihli tutanağın, sanığın imzasını taşısa dahi iradeyi sakata uğratan koşullar altında alınmış olmakla hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, bu itibarla hükme esas alınamayacağı kaldı ki Mahkeme huzurunda ikrarın hukuki sonuçlarını doğurmayacağı gözetilerek olay nedeniyle katılanın gerçek bir zararının bulunup bulunmadığının var ise miktarının kesin bir şekilde belirlenmesinin gerektiği, bu itibarla katılana ait şirketin yargılama konusu döneme ait defterleri, ödeme ve gider belgeleri, sanığa teslimi yapılan ürünlerin kesin olarak belirlenmesi, sanık tarafından şirket hesabına intikal ettirilen tahsilatlar ile diğer tüm gelir gider belgelerinin, hesap uzmanı, muhasebeci/mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden teşekkül ettirilecek üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile yaptırılacak incelemeye istinaden tanzim olunacak rapor itibarıyla şirket aktifinde hukuka aykırı olarak azalma meydana gelip gelmediğinin, bu azalmadan sanığın sorumlu tutulup tutulamayacağının araştırılması neticesinde sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan eylem sayısı ve zaman aralıkları kesin bir şekilde belirlenmek ve somut gerekçeleri de gösterilmek suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbik olunup olunmayacağının
tartışılması gerekirken eksik inceleme ile uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı kesin bir biçimde belirlenmeksizin 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesinde (1/4) - (3/4) oranlarında uygulama aralığı gösterilen zincirleme suç hükümlerinin, takdir hakkının nedenleri denetime elverişli şekilde gerekçeye de yansıtılmadan alt sınırdan uzaklaşılarak (1/3) oranında tatbiki suretiyle hüküm tesisi,
3. Kabul ve uygulamaya göre; hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca cezası ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 51/8 maddesi uyarınca, denetim süresini iyi hâlli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.