MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, kimden aldığını ispatlayamadığı suça konu çeki ... 'e verdiği anlaşıldığından, suçtan doğrudan zarar gören ... ... olup dosyada bulunan 02.09.2013 tarihli ... Ltd. Şti. tarafından verilen belgeye göre sanığın suça konu çekten doğan zararı giderdiğini belirttikleri görülmekle, ... ...'in beyanı alınarak davaya katılma hakkı da hatırlatılarak söz konusu dilekçeyi verip vermediğinin, sanığın zararlarını giderip gidermediğinin kesin olarak tespitinden sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA 23.12.2025 tarihinde karar verildi.