B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/263 E., 2021/80 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, bu sanıklar yönünden temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... vekilinin temyiz talebinin düşme hükümlerine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu hükümlere hasren yapılan incelemede;
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında katılan ... Kooperatifine yönelik eylemleri nedeniyle verilen bir hüküm bulunmadığı, kurulan düşme hükümlerinin diğer katılanlara yönelik gerçekleştirdikleri iddia olunan eylemleri kapsadığı, katılan kurumun bu eylemlerden doğrudan zarar görmediği ve hükümlerin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadıkları anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında Tire Kamyoncular Kooperatifine yönelik eylemleri nedeniyle kurulan düşme hükümlerine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen “dolandırıcılık" suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, aynı Kanun’un 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu, durma süresi de dikkate alındığında, 23.12.2005 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar sanıklardan ...'nin UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre, hükümden sonra 30.03.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmış ise de, Dairemizce de düşme kararı verilmesi gerekeceği cihetle, Mahkemece verilen düşme kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirildiğinden, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olup hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2026 tarihinde karar verildi.