B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/536 E., 2022/67 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, düşme, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Her ne kadar tebliğnamede ana dosyası ile birleşen Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/248 Esas sayılı dosyası kapsamında sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik görüş belirtilmiş ise de; katılan ...A.Ş. vekilinin bu suç yönüyle temyizi bulunmadığı anlaşılmakla bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
A.Sanık hakkında Ana Dava Dosyası ile Birleşen Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/248 Esas Sayılı dosyası Kapsamında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ...A.Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık hakkında Ana Dava Dosyası ile Birleşen 2010/158 Esas, 2010/153 Esas, 2011/277 Esas, 2011/20 Esas, 2011/83 Esas, 2010/251 Esas, 2010/416 Esas, 2011/210 Esas, 2011/384 Esas, 2011/284 Esas, 2010/516 Esas ve 2011/118 Esas Sayılı Dosyalar Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ...A.Ş. Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden;
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan ...A.Ş. vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık hakkında Ana Dava Dosyası ile Birleşen 2010/158 Esas ve 2011/417 Esas Sayılı Dosyalar Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ...A.Ş. Vekili ve Katılan (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi Vekilinin Temyizleri Yönünden;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa ana dava dosyası ile birleşen 2010/158 esas sayılı dosyası kapsamında yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu ile sanığa ana dava dosyası ile birleşen 2011/417 esas sayılı dosyası kapsamında yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı sırasıyla 16.06.20 10... .12.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...A.Ş. vekili ve katılan (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
18.02.2026 tarihinde karar verildi.