MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/283 E. 2022/37 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı "dolandırıcılık" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarih, 2021/6148 Esas ve 2021/6784 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde, Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarih, 2016/50 Esas ve 2016/162 Karar sayılı kararında, sanık hakkında hükmolunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilen 5.000,00 TL adli para cezasına yönelik aleyhe temyiz istemi bulunmaması ve hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, ceza ve taksit miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası hükmüne aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü maddesinden sonra gelmek üzere "5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ibaresinin ve hüküm fıkrasındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin "20" ibaresinin çıkartılarak yerinde "24" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2025 tarihinde karar verildi.