MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/738 E., 2023/806 K.
SUÇ: Mühür bozma
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/738 Esas, 2023/806 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/2505 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96337 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96337 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Mühür bozma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2014/9 esas, 2015/109 sayılı kararının 31/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 31/01/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve adı geçen sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2023 tarihli ve 2023/738 esas, 2023/806 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli kararıyla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 203/1 ve 62/1. maddeleri gereğince tayin olunan 150 gün adli para cezasının, aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca gün sayısının takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, hükmün açıklanması sırasında bahse konu hukuka aykırılığın giderildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın eylemine uyan mühür bozma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 11/05/2013 olduğu, 18/11/2014 tarihinde sanığın savunmasının alındığı ve sanık hakkında verilen 24/02/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 31/03/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 31/01/2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 31/03/2015 ile 31/01/2016 tarihleri arasında (10 ay) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suç tarihi olan 31/01/2016 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın savunmasının alındığı 18/11/2014 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 20/12/2023 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesinde; "sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımı kesilir.
" hükmü yer almaktadır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ...'nın sorgusu 18.11.2014 tarihinde yapılsa da, atılı suçu iştirak halinde işledikleri kabul edilen inceleme dışı sanık ... hakkında 24.02.2015 tarihinde mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu tarihte incelemeye konu sanık ... hakkında da dava zamanaşımının kesildiği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/9 Esas, 2015/109 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 31.03.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 31.01.2016 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan inceleme dışı sanık ... hakkında kurulan 24.02.2015 tarihli mahkumiyet hükmünden, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 20.12.2023 tarihine kadar olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde karar verildi.