MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/318 E., 2023/348 K.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/318 Esas, 2023/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206/1. maddesi uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/8608 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96634 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96634 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ... Yiğit hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2023 tarihli ve 2023/318 esas, 2023/348 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı Keskin Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2018 tarihli ve 2017/603 soruşturma, 2018/120 esas, 2018/116 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, Keskin Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2019 tarihli ve 2018/150 esas, 2019/200 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği ve istinaf edilmeksizin 15/05/2019 tarihinde kesinleştiği,
Sanık hakkında aynı eylem sebebiyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/10/2017 tarihli ve 2017/8302 soruşturma, 2017/2821 esas, 2017/346 sayılı iddianame ile açılan davanın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılaması sonucunda, incelemeye konu Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2023 tarihli ve 2023/318 esas, 2023/348 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden 15/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilerek, mükerrer ceza tayininde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde;“Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir." hükmü yer almaktadır.
3. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Adalet Bakanlığının, 17.09.2024 tarihli ve 2024/8608 sayılı evrakı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96634 sayılı Tebliğnamesinde, sanık isminin ... yerine "...", Mahkeme isminin Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi yerine "Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi" ve Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinin de 02/11/2017 tarihli ve 2017/11772 soruşturma, 2017/2873 esas, 2017/351 sayılı yerine "27/10/2017 tarihli ve 2017/8302 soruşturma, 2017/2821 esas, 2017/346 sayılı" şeklinde yanlış yazılmasının maddi hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2017 tarihli ve 2017/2873 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada, Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/318 Esas, 2023/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, aynı eyleme ilişkin Keskin Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2018 tarihli ve 2018/120 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Keskin Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/150 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın da 15.05.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/318 Esas, 2023/348 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince DAVANIN REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2025 tarihinde karar verildi.