MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/55 E., 2022/499 K.
SUÇ: Mühür Bozma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 25.09.2024 tarihli ve 2024/5771 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve KYB-2024/104043 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve KYB-2024/104043 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2018 tarihli ve 2018/320 esas, 2018/606 sayılı kararının 30/10/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02/12/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 203/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2022 tarihli ve 2022/55 esas, 2022/499 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/04/2018 tarihli ve 2018/40772 soruşturma, 2018/14141 esas, 2018/10025 sayılı iddianame ile açılan kamu davası üzerine Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2022 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 09/04/2018 tarihli ve 2018/37301 soruşturma, 2018/12809 esas, 2018/9138 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde, Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2019 tarihli ve 2018/329 esas, 2019/426 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde;“Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir." hükmü yer almaktadır.
3. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2018 tarihli ve 2018/14141 Esas sayılı iddianamesi ile mühür bozma suçundan açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, "...sanığın ruhsatsız faaliyet gösteren iş yerinin 20.03.2018 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 30.03.2018 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğunun tespit edildiği..." şeklindeki anlatımla, daha önce Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2018 tarihli ve 2018/12809 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yargılamanın Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldığı, esasen inceleme konusu dosyadaki suç duyurusunun, "...sanığın ruhsatsız faaliyet gösteren iş yerinin 20.03.2018 tarihinde mühürlendiği, 30.03.2018 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğu ve bu tarihte yeniden mühürlendiği, ancak 10.04.2018 tarihinde yapılan kontrolde sanığın ikinci kez mührü bozduğunun tespit edildiği..." şeklinde olduğu, buna karşın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2018 tarihli ve 2018/14141 Esas sayılı iddianamesinde aynı iş yerine ilişkin olarak, "...şüpheliye ait Veliefendi Mahallesi 75/1 ara sokak 2/A kapı sayılı yerde bulunan tekstil atölyesinin ruhsatsız çalışması nedeniyle, Zeytinburnu Zabıta Müdürlüğünce 20/03/2018 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğu ancak 30/03/2018 tarihinde işyerinde yapılan kontrolde mührün şüpheli tarafından bozularak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği..." denilmek suretiyle hatalı ve mükerrer şekilde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir kamu davası bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2025 tarihinde karar verildi.