MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, bozma öncesi yargılama sırasında sanığa .... Barosu tarafından görevlendirilen Avukat...'in, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, Mersin iline nakil yaptırdığını, müdafilik görevinin sona erdiğinin kabulüne ve sanığa yeni müdafi tayin edilmesinin istenmesine karar verilmesini talep ettiği ancak, mahkemece talep hakkında karar verilmeden sanığın soruşturma aşamasındaki savcılık ifadesine katılmak için görevlendirilen Avukat ... taraf vekili olarak dosyaya eklendiği ve gerekçeli kararın bu avukata tebliğe çıkartıldığı anlaşılmakla, gerekçeli karar sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden dolayı temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Sanığa yüklenen “Dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.