MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/17267 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99706 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99706 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki... Makine Savunma Sanayi Ticaret A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ...'un, eski ortağı olduğunu söylediği şüpheli ...'tan, ortaklıktan ayrıldıktan sonra eski tarihli, karşılığı olmayan, herhangi bir ticari alışverişe bağlı olmayan ve gerçek olmayan senetler vermek suretiyle sözde alacaklılarla iş birliği içinde hareket ederek şirketine komplo kurulduğunu, bu senetlerin şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, şüphelilerin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu ve mükerrer şikâyet gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre; şirket yetkilisinin imzayı kabul etmemesi halinde imza örnekleri toplanmadan ve senet üzerindeki imza yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken inceleme yaptırılmadan karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen hususlar temin edilerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4579 Soruşturma ve 2023/441 Karar sayılı dosyasının iş bu dosya ekinde gönderilmediği, bu haliyle dosyanın kanun yararına bozma talebini incelemeye elverişli olmadığı anlaşılmakla; belirtilen eksikliğin giderilmesi amacıyla soruşturma dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.