MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-) Güncel sabıka kaydı ve UYAP siteminden yapılan sorgulamaya göre, sanık hakkında Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli ve 2018/298 Esas, 2018/466 Karar sayılı kararıyla mühür bozma suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verildiği, iddianame tarihinin 08.06.2012, suç tarihinin 31.05.2012 olarak belirtildiği ve hükmün kesinleşip infaz edildiğinin anlaşılması karşısında; mükerrer cezalandırılmaya sebebiyet verilmemesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, güncel adli sicil kaydı dosya içerisine konulmak suretiyle, sanık hakkında “mühür bozma” iddiasıyla açılan yukarıda işaret edilen ve başkaca yargılama dosyaları varsa bunların tespit edilmesi, derdest kamu davaları var ise birleştirilmeleri, aksi takdirde kesinleşmiş dosyalardaki ilgili belgelerin onaylı suretlerinin bu dosya içine alınarak suç ve iddianame tarihlerinin belirlenmesi ile, mükerrer yargılama bulunup bulunmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Kabule göre de; sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 31.03.2015 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
07.04.2025 tarihinde karar verildi.