MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/286 E., 2024/754 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın, cep telefonundan aranarak, bir sağlık kuruluşundan aradığını söyleyen ve 200,00 TL borcu olduğunu, ödemediği taktirde borcunun 7.000,00 TL olacağını söyleyen şahsın kendisini dolandırmaya çalıştığını, sonra değişik numaralardan tekrar aramaya devam ettiğini belirterek şikayetçi olduğu, iletişim tespit tutanaklarında CNA iletişim adına kayıtlı olan telefon hattına ilişkin yapılan araştırmada, firma yetkilisinin sanık olduğunun anlaşıldığı iddia edilen olayda, eylemin sübûtu halinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde düzenlenen "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı ve bu suç yönünden delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında TCK'nun 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçu yönünden yargılama yapılarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
13.03.2025 tarihinde karar verildi.