MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/301 E., 2016/114 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: İnceleme konusu suç yönünden karar verilmesi talebi
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2025 tarihli ve KD-2016/288405 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
I. İTİRAZ
A. İtiraz Sebepleri
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11.03.2021 tarihli Tebliğname'de resmi belgede sahtecilik suçundan görüş bulunduğu hâlde, Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı ilâmında resmi belgede sahtecilik suçundan bir karar verilmediği anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçundan da inceleme yapılması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında belirtilen nedenler ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı kararı dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu kabul edilerek dava dosyası yeniden ele alınıp incelenerek gereği görüşüldü:
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, inceleme konusu 13.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.