MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin yanıltma nedeniyle süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 09.11.2023 tarihinden uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı 29.12.2023 tarihine kadar 5271 sayılı CMK'nin 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 08.04.2016 tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2025 tarihinde karar verildi.