MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/3809 E. 2024/2620 K.
SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Temyiz isteminin esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın 12 yıl 6 ay hapis ve 23.759.360,00 TL adli para cezası ile sanık ...'ın 15 yıl hapis ve 28.511.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin; sanıklara en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, TCK'nin 43/1 maddesi gereğince artırım yapılırken 3/4 oranında artırım yapılması gerektiğine, sanık ... Dışındaki sanıklara da TCK'nin 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık ... müdafiinin; sanığın suçsuz olduğuna, kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğuna,
3.Sanık ... müdafiinin; sanığın suçsuz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve zincirleme suçun uygulanmış olmasının hukuka aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanık ...'in; suçsuz olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5.Sanık ... müdafiinin; sanığın suçsuz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza verildiğine, TCK'nin 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, TCK'nin 158/1 maddesinden ceza verilmesi gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
6.Sanık ... müdafiinin; sanığın suçsuz olduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınmış olan Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/82 esas, 2017/205 karar sayılı ilamının karar tarihinin "22.06.2017" olmasına rağmen mahkemece hüküm fıkrasına sehven " 18/11/2016 " olarak yazılmış olduğu anlaşıldığından; bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.