MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/487 E., 2025/1032 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/526 Esas, 2022/704 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50, 52 maddeleri uyarınca 1.120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesi kararına katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine yapılan yargılamada Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ve 2023/75 Esas, 2024/533 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenen ve 12.03,2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01,06,2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı sonrası Nazilli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2025 tarihli ve 2024/493 Esas, 2025/47 Esas sayılı kararı ile suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan beraatine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/487 Esas, 2025/1032 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan beraat hükmünün kaldırarak sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz isteği; karşı tarafın suçsuz olduğunu bildiği halde vekalet ücreti için itirazda bulunduğuna, kolluk görevlilerinin trafik ceza tutanağı düzenlendiği sırada ibraz edilen bilgi ve belgelerin doğruluğunu araştırmalarının gerektiğini, eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/487 Esas, 2025/1032 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.