MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/74 E., 2023/624 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK'nin 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. İştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların, keşide tarihinde tahrifat yaptıkları suça konu çeki icra takibinde kullandıkları iddiasıyla açılan kamu davasında, suça konu çekin takibe konulduğu .... İcra Müdürlüğünün 2013/2425 esas sayılı dosyasının getirtilip incelenerek icra takip dosyası üzerinden alacaklı lehine borçlulardan para tahsil işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği ve sanıkların haksız menfaat temin edip etmediklerinin belirlenmesi, para tahsili yapılması hâlinde suçun tamamlanmış olacağı, para tahsil edilmemesi halinde ise suçun teşebbüs aşamasında kalacağı gözetilerek sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi,
2. Sanıklara yüklenen suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlendiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 43/2. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık ... müdafiinin 26.12.2023 tarihli dilekçesiyle, kısa bir süre verilmesi hâlinde katılan tarafın zararının giderilebileceğini belirtmesi karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından makul süre verilerek gerekirse ödeme yeri de belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Kabule göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.