(2004 S. K. m. 182, 193, 194)
Dava: Taraflar arasındaki esas ve mukabil davanın, İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesince görülerek, davanın açılmasından evvel iflas masası teşekkül etmiş ve bu sebeple davalının şahsına karşı tevcihine imkan bulunmamış olduğundan, esas davanın bu sebeple ve mukabil davanın da, davalı müflis iken dava açmış ve bu sebeple dava açmaya salahiyeti bulunmamış olmasına göre redlerine dair verilen 17.5.1968 tarih ve 131/192 sayılı hükmüne temyizen tetkiki, davacı avukatı E.A. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı S. arasında, 17.11.1966 tarihinde bir taşıma sözleşmesi aktedilmiştir.
Taşıyıcı S., 21.5.1965 tarihinde iflas etmiştir. Şu halde, taşıma sözleşmesi, hali iflasta iken yapılmıştır. Davacı (.....), davalının sözleşmeye riayet etmemesi sebebiyle davalının iflasından sonra 15.4.1967 tarihinde davalı aleyhine, şahsen alacağın tahsili için dava açmış ve buna karşılık şahsen gelerek davayı takip ve mukabil dava ikame etmiştir. Dava bu suretle taraflar huzurunda devam ederken, 3. oturumda davalı adına iflas masası memuru gelmiş ve dava, bu defa davacı vekili ile iflas masası memuru arasında görülmüştür. Ahiren davalı hakkında iflas kararı kaldırılmış ve konkordato tasdik olunmuştur. Davacı ve davalıyı temsilen gelen iflas masası memurunun, bu durum karşısında davalı asile tebligat yapılmasına ilişkin isteği müteakip oturumda kabul edilmeyerek duruşmaya son verilip, iflas açıldıktan sonra müflis aleyhine açılan bu davanın görülmesine imkan bulunmadığı gerekçesi ile esas ve mukabil dava reddolunmuştur. Bu karar, davacı vekili ile davalı S.ye tebliğ olunmuştur. Davalı S., kararı temyiz etmediğinden, mukabil dava yönünden kesinleşmiştir.
Sonuç: Davacı, açtığı dava yönünden kararı temyiz etmiştir. Vakıa, iflas açıldıktın sonra müflis aleyhine şahsen dava açılmazsa da, bu şekilde açılan davaya karşı davalı müflisin iflas masası idaresi davayı takip ettiğine ve müflisin yerine hasım mevkiine geçtiğine ve dava da bu şekilde hakiki hasım huzurunda devam ettiğine göre, bilahara dava sırasında iflasın kalkmasıyla hukuki ehliyeti avdet eden davalı S.ye 8inci oturumda, davacı ve iflas masası memurunun isteği veçhile tebligat yapılarak, onun huzurunda davaya bakılması gerekirken, davanın tarafların hiçbir itirazı sevk etmediği halde, kararda yazılı sebepten dolayı reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olduğundan, davacının esas davasına ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği 15 lira temyiz peşin harcının, isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.1970 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy