(1086 S.K. m. 76)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı (Nevşehir Asliye Hukuk Hakimliği)nce verien 31.1.1978 tarih ve 140/93 sayılı hükmün temiyzen tetkiki davacı avukat aafından istenmiş ve temiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR 0 Davacı vekili, müvekkilini davalıdan 11.1.1972 tanzim ve 11.11.1972 vade tarihli bono ile alacaklı bulunduğunu, bononun tahsil için bankaya konduğu sonradan 976/2191 sayılı dosya ile icraya verildiğini, kambiyo senedi diye zamanaşımı def'inde bulunulduğunan ödemekten kaçındığını mevcut alacağın tebiti ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun 11.11.1972 vadeli olduğunu bunların dava zamanaşımının üç sene olması nedeniyle davanın zamanaşımından reddini istemiştir.
Mahkemece özetle (TTK.nun 661. maddesine 11.11.1972 vadeli senet için üç yıllık zaman geçtikten sonra dava açılması nedeniyle ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre takip 26.10.1976 da yapıldığından, davanın zamanaşımından reddine...) karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı ile aralarında (para alıp vermesinden dolayı) bononun tanziem edildiği ileri sürülmüş ve netice bölümünde de (mevcut borcun ve aacağın tespiti ile alacağın tahsili) istenmiştir. Özellikle bononun zamaaşımına uğradığından söz edilmesi, esas borç ilişkisine daanılmak istendiğini göstermektedir.
TTK. ile benimsenen kambiyo hukuku sisteminde ononun temelinden esas borç ilişkisinin varlığı kabul edilmiştir. Keşideci ve lehtar arasında temeldeki ilişkinin kambiyo senedine dönrüştürülmesi yolunda yaptıkları ek bağıt, önceki alacak ve borçluluğun biçimsel açıdan yeni bir görünüme bürünmesi amacına yöneliktir. Yoksa, temeldeki borç ilişkisini sona erdirmez ve yeniden ortaya çıkarmaz. Çünkü BK.nun 114. maddesi gereğine, mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak, kural olarak tecdidi tazammum etmez. Böyle olunca, TTK.nu 557. maddesindeki ana kural dışında kalan ve senede dayanma olanağı bulunmayan istisna hallerde alacaklı kambiyo senedini bir tarafa bırakarak esas borç ilikisini ileri sürebileceği gibi hem senede hem de temel borç ilişkisine de dayanmaya hakkı vardır. Gerçekten TTK.nun 557. madesinde kıymetli evrakta erleşen hakkın senetten ayrı olarak dermeyan edilemeeceğine ilişkin hüküm, senedin geçerlililğini koruduğu ve ona dayanma olanğı bulunduğu sürece temel borç ilişkinin dava konusu konusu yapılamayacağı anlamındadır. Çündü bu durumda davalı senedin ibrazını istemek hakkına sahiptir. Hukuki ilişkiye dayanma olanağı bulunduğu hallerde zamanaşımı süresinin de buna göre hesap edilmesi gerekeceğinden mahkemece bononun düzenlenmesine yol açn hukuki ilişkini saptanması ve HUMK.nun 76. maddesi gereğince onunla ilgili zamanaşımını uygulanması icap ederken yazılı olduğu şekide hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 25.4.1978 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy