(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye 2. Hukuk Hakimliğince verilen 13.9.1985 tarih ve 236-640 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dağıtımını yaptığı gazetelerin Göztepe bölgesi başbayii olan davalının bayilik ilişkisinin sona erdiğini, anılan ilişkinin devamı süresince gönderilen gazetelerden bedeli ödenmeyen ve iade edilmeyenler nedeniyle davalının 1.899.510 lira bakiye borcu kaldığını, bu meblağın ihtarname keşidesine rağmen ödenmemesi üzerine birikmiş faizle birlikte alacağın baliğ olduğu 1.915.333 liranın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, 1.915.333 liranın %15 inkar tazminatı ve yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında iddianın varit bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece itirazın iptaline, 1.915.333 liranın davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, alacağın miktarı, ancak tanık beyanları, davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu istihsal olunan bilirkişi raporu gibi delillerle saptanabildiği, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, matbuaların geceleyin bayilere bırakılıp bazen aylarca hesap görülmediği, bu durumda davalının borç miktarını önceden bilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu alacağın taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanmasına, davalının kendisine gönderilen gazete ve dergilerin tutarı ile bunlardan satılan veya satılmayıp iade edilenlerin tutarını kendi defterlerinde izleyip bakiye borcunu bilmemesi ödeme emrine vaki itirazının haksızlığını ortadan kaldırmamasına, Yargıtay H.G.K. nun 13.12.1967 tarih ve 4/1344-615 sayılı içtihadında da belirtildiği üzere İİK. nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız çıkması yeterli olup, alacağın belgeye dayanması veya miktaren belirli olması şart teşkil etmemesine nazaran davacının %15 inkar tazminatına ilişkin talebinin de kabulü gerekirken aksine düşüncelerle bu talebin reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin haklı bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.12.1985 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy