(6762 S. K. m. 688)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan 10.11.1986 vadeli 409.160.-TL.`lık bono ile alacaklı bulunduğunu, yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın kaldırılmasını, inkar tazminatı ve faize hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu belgenin adi senet olduğunu, davacıya borçları bulunmadığını, fatura ve çeklerden müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, icra dosyası, adi senet, bilirkişi raporuna göre davalının 409.160.-TL. aslı ve icra giderleri ile birlikte 434.172.-TL. borçlu bulunduğunun sabit olduğu kabul edilerek yapılan itirazın kaldırılmasına, % 15 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava İİK.nun 67 nci maddesi göre açılmış itirazın iptali davası niteliğinde bulunduğu nazara alınarak "itirazın iptaline" karar verilmek gerekirken, itirazın kaldırılmasına hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
2 - Davacı aslında bono vasfını taşımayan bir senede dayanarak tahsil talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise cevabında, senedin mevcudiyetine bir itirazda bulunmamış ancak, faturalar ve ödemeye dair çekler nazara alındığında kendisinin bu senetle borçlu olmayıp aksine alacaklı bulunduğunu savunmuş ve delillerini göstermiştir. Taraflar arasında ticari bir ilişki olduğu bellidir. Mahkemece delillerini ibraz etmesi için davalı tarafa 20 günlük kesin süre
verilmiş ise de, bu süreye uyulmamasının müeyyidesi gösterilmemiştir.
Mahkemece HUMK.nun 75 nci maddesi hükmünce tarafların iddia ve savunması hudutları içerisinde taraflardan delil istenilmesi mümkün olduğundan davalının kesin süreden sonra verdiği delil listesi nazara alınmak, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamı incelenmek üzere tarafların faturaları, çekleri ve malın teslimi ile ödemeye ilişkin belgeleri ibraz ettirilmek ve gerektiğinde tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi tetkikatı yaptırılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekir. Davalının cevabı, usul hukuk yönünden bir takas mahsup savunması niteliğindedir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar
verilmesi doğru bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 23.01.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy