(1086 S.K. m. 287)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 3.6.1988 tarih ve 518-224 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.12.1988 gününde davacı avukatı S.Ö. ile davalı avukatı M.C.A. gelip temyiz dilekçesine süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı vekili müvekkilinin yetişme devresindeki karpuz mahsulüne 3.6.1987-30.10.1987 tarihleri arasında davalıya sigorta ettirdiğini, dolu yağması sonucunda ürünün %40'ının hasara uğradığını, bilahare yeniden dolu yağışı ile bu zararın %70'e ulaştığını 24.070.200 TL.'lık bir zarar doğduğunu, poliçede 7.200.000 TL. teminat kararlaştırıldığı halde davalının 850.000 TL ödediğini belirterek aradaki 6.350.000 TL. sigorta tazminatının zararın oluştuğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında hasar yüzdesinin % 22 olarak saptandığını % 10 muafiyet düşülüp teminat tutarı olan 7.200.000 TL'dan %12 nisbetine isabet eden 864.000 TL.'nın davacıya ödendiğini, esasen 12.7.1987 tarihinde meydana gelen dolu zararından sonra üründe iyileşme görüldüğünü, yeniden çiçek açıp, döl verdiğini ne var ki mahsul olgunlaşmadan soğuk vurduğunu, poliçenin dolu hasarı için düzenlendiğini, oysa hasarın soğuk vurgunundan meydana geldiğini, teminat içinde kalmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçe, tespit raporu, ekspertiz raporu, davacının tanıklarının beyanı, ödeme makbuzu ve tüm dosya içeriğine dayanılarak, mahsule Haziran ve Temmuz aylarında iki kez yağan dolunun zarar verdiği, doludan sonra ürünün yeniden filizlenme, yeşerme emaresi gösterdiği, ne var ki bastıran soğuklarla mevsimsizlikten sonuca ulaşamadığı, davacının isteminin sigorta kapsamında olduğu, her ne kadar davalı taraf poliçenin bir yıl içerisinde bir olaya münhasır olacağını savunmuş ise de bunun sigortalama ilkelerine uymayacağı, ibranın Haziran ayında meydana gelen zarara ilişkin olduğu, ondan sonra 12.7.1987 tarihinde yağan dolu zararının da davalı tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılıp, 6.350.000 TL'nın 12.7.1987 tarihinden itibaren % 30 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Poliçenin genel şartlarına ilişkin 12 nci maddesinde, hasarın nasıl tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, taraflar ziyan ve hasarın miktarını uyuşarak tespit edecekler, şayet uyuşmazlar ise hakem bilirkişisi marifetiyle saptanacaktır. Tarafların ziya ve hasarın miktarında uyuşamadıkları bellidir. Poliçe genel şartlarının 12. maddesinde tarafların ziya ve hasarın miktarının hakem bilirkişiler marifetiyle tespitini kararlaştırdıkları, binnetice HUMK.nun 287/2 maddesi hükmüne göre delil sözleşmesi yaptıkları anlaşılmaktadır. bu durumda mahkemece taraflara hakem bilirkişilerini seçerek sigorta sözleşmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazın kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri geldiğinden 24.800 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.1988 tarihnde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy