(6762 S. K. m. 1016)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.2.1989 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin kiraladığı... bantralı (...) adlı gemiyle davacının acenteliğini yapan davalının tanıştırdığı (...) firmasına ait elmaları Fransadan Yemene taşıdığını ve 127.952 Dolar alacaklı bulunduğunu davalının taşıtan tarafından gönderilen navlunu zimmetine geçirdiğini, alacaklarının 20.000.000 lirasına tekabül ettiğini öne sürerek, bu miktarın şimdilik 1.000.000 liranın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin acente olarak iddia edilen parayı almasının mümkün olmadığını, davacının müvekkilini tamamen ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin 10.11.1987 tarih 1987/2826-6097 sayılı son bozma kararına uyularak icmal listesi başlıklı tarihsiz ibranamenin son cümlesinde yurt içi ve yurt dışı taşıma işi tefrik edilmeden davacının davalıyı ibra etmiş olması nedeniyle dava konusu Fransadan Yemene yapılan taşımanın da ibra kapsamında kaldığı binnetice ibraname münderecatına göre davacının bir alacak talebinde bulunamayacağı sonucuna varılarak dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.02.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy