(6762 S. K. m. 781, 1301)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliye sigortası ile sigortalı emtianın davalılara ait araçla taşınması sırasında 1.160.892 TLlik hasar gördüğünü, bedelinin sigortalıya ödendiğini iddia ederek ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte 1.160.892 TLnin davalılardan müteselsilen tahsilini dava etmiştir.
Davalılar S. ve A. vekili; tam kusurlu olmadıklarını, yeniden kusur araştırması yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A.; duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece; iddia ve savunmaya, poliçe, ödeme makbuzu ve ilgili ceza dosyasına nazaran davanın aynen kabulüyle 1.160.892 TLnin 23.1.1987 ödeme tarihinden itibaren % 30 faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar A. ve S. vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sigortası yapan davacı şirketin kendi sigortalısına ödediği meblağa kusurlu taşıyıcıdan tahsil etmek üzere açtığı bir rücu davasıdır. TTK. 1301. maddesine göre sigortacı ödediği miktar için sigortalıya halef olur. Taşıma ilişkisinde taşıtan durumundaki sigortalı, taşıyana karşı hangi hakları haiz ise rücu davasında sigorta şirketi de aynı hakları haizdir. TTK. 781. maddesine göre taşıyıcı kusursuz olduğunu ispat ettiği takdirde sorumluluktan kurtulur. Kusuru az olan taşıyıcı dahi zararın tamamından sorumludur. Dosyadaki delillerden anlaşıldığı üzere davalıların aracı gerekli tedbiri almadığından öndeki araca arkadan çarpmak suretiyle taşınan emtianın hasara uğramasına sebep olmuştur. Bu sebeple davalıların aracının kusurlu olduğu sabittir. Kusur yönünden yeniden incelemeye gerek yoksa da sigortacı olan davacı, ancak meydana gelen gerçek zarar için zarara sebebiyet veren davalılara rücu edebileceğinden ve davalılar da hasar ve zarar miktarına itiraz ettiklerinden mahkemece gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile verilen karar isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 21.06.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy