(818 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Samsun İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi)nce verilen 12.4.1990 tarih ve 714-181 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait aracın geçirdiği kaza sonrası onarım için davalı şirketin talimatı ile diğer davalı Ahmet'e ait atölyeye aracın bırakıldığını, ancak atölyede çıkan yangında aracın yandığını, davalıların tazminat ödemekten kaçındıklarını ileri sürerek 5.800.000 liranın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sigorta bedeli 4.000.000 liradan fazla sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ahmet, bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak yangının çıkmasında davalı Ahmet'in % 75 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle hasar miktarı 5.500.000 liranın bu kusur oranına isabet eden 4.125.000 liranın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 3.997.500 lira ile sınırlı olmak kaydıyla ve % 30 faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Olayda; davacının hiç bir kusuru bulunmadığı, davalı Ahmet'in ise % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğine göre, haksız fiilin oluşumunda kusuru olan davalı Ahmet, fiilden zarar gören ve kusuru bulunmayan davacıya karşı BK.nun 50. maddesi uyarınca zararın tamamından diğer fail ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Bu durumda mahkemece, davacının zararının tamamından davalı Ahmet'in sorumlu olduğunun kabulü ile bu yolda hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentde yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.10.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy